Sami Özer, çocukluğunun ilk yıllarından beri bütün hayatını büyüleyici şehir İstanbul’da geçirdi.

Müzik ile nefes alan, kalbi minarelerden okunan ezanlar ile atan, kahve hanelerinden mutlu ahenkler yükselen, Boğaz vapurlarının davetkār düdük sesleri ile, çocukların sokaklardaki neşe dolu çığlıkları ve sokak satıcılarının özel melodileri ile zenginleşen bir şehirdir İstanbul. Özer işte böyle bir şehrin mensubudur.

On yedi yaşında iken hayatını klasik Türk musikisi ve Tasavvuf musikisi tahsil ederek geçirmeye karar verdi. Kendisine gelecek vaad eden bir tenor sesi ve sağlam bir ritim duygusu bahşedilmişti. Bu yüzden klasik Türk Musikisi ve Tasavvuf Musikisinin iki büyük üstadı ve bestekārı tarafından hemen öğrenciliğe kabul edildi. Bu üstadlar Üsküdar Musikisi Cemiyeti’nin kurucusu olan Emin Ongan ile Āmir Ateş idi. Sami Özer kendisi için sarf edilen emekleri boşa çıkarmadı‚ Üsküdar Musikisi Cemiyeti’nde mezuniyetinden evvel “Altın Ses Yarışması”nda birinciliği kazandı. Bu yarışma Türkiye’deki genç yetenekler arasında gerçekleştiren zorlu bir sınavdı. Yine Cemiyet’te öğrenciliğine devam ederken TRT’nin açtığı Klasik Türk Musikisi sınavını kazanarak iki yıl müddetle bu kurumda solist olarak görev yaptı.

ahsen antetli

  544 718 18 80